karabiber Hindistan’da doğan Endonezya, Malezya ve Brezilya’dan dünyaya yayılan bu ünlü lezzet, başta Amerika olmak üzere dünyada tüketilen tüm baharatların dörtte birini oluşturuyor. Ve baharatların kralı unvanını taşıyor. Tam olarak ilk kez ne zaman kullanıldığı bilinmiyor. Ancak İ.Ö. 4. Yüzyıla ait kayıtlar, karabibere Sanskrit dilinde "Pippali" dendiğini gösteriyor. Dünyanın ilk yemek kitabı yazarı Romalı Apicius yavan haşlanmış yemeklerin lezzetini canlandırmak için biber kullanılmasını öneriyor.
Ak ve Karabiber: Kara ve beyaz biber aynı bitkiden elde ediliyor. "Piper nigrum", Hindistan’ın ekvator ormanlarından geliyor. Malabarr Sahilleri’nde dünyanın en iyi karabiberi yetişiyor. Yaprak dökmeyen biber asmasının olgunlaşması için sekiz yıl gerekiyor. Piper nigrum’un yeşil biber meyveleri, daha tam olgunlaşmadan toplanıyor. Tadı daha yumuşak, meyvemsi ve çeşnili oluyor. Güneşte kurutulan yeşil biber salkımları, bildiğimiz karabiber haline geliyor. Aynı ağaçta yetişen biberin, bir de beyaz yorumu var! Bunun için yeşil biber mevyelerinin olgunlaşıp, kızarması bekleniyor. Toplandıktan sonra bir süre deniz suyunda bırakılıyor. Kırmızı kabukları soyulunca içinden beyaz taneler çıkıyor. Kurutulduktan sonra bu tanecikler artık "piper album"adını alıyor. kara ya da beyaz biber kullanmak tamamen bireysel tercihe bağlı. Ancak beyaz soslarda, siyah tanecikler kesinlikle kullanılmıyor! İster kara ister beyaz, biberin lezzeti yetiştirdiği yöreye göre değişiyor. Malaya Yarımadasına has Singapur karabiberi, yerli halkın kurutma yöntemi sayesinde özel bir tada ulaşıyor. İri biber tanecikleri havada asılı çarşafların üstüne yayılıyor. Altında ise değişik otlardan oluşan bir ateş yakılıyor. Altında ise değişik otlardan oluşan bir ateş yakılıyor. Bu ateşten çıkan duman, hem kurumayı hızlandırıyor hem de lezzet katıyor. Böylecen aromatik biber yaratılıyor. Hindistan’ın Malabar sahillerinde yetişen biberler bu kategoride. Lezzeti diğer karabiberlerden daha yumuşak. İtalya’nın Leghorn yöresinde sınırlı olarak yetiştirilen karabiber ise gerek lezzeti gerek aromasıyla içlerinde en önde geleni. Bir de İngilezler’e özgü "decorticated" yani işlenmiş beyazbiber var. Bu ülkeye özel olarak ithal edilen iri tanecikli karabiberler suda bir süre tutulduktan sonra önce üst kabuklarından başlayarak altındaki iki tabakaya kadar soyuluyor. Güney Amerika orijinli Schinus terebinthifolius ağacında yetişen ve meyveleri olgunlaşmadan toplanan "pembe biber" taneleri, sık sık baharat olarak kullanılıyor. Reçinemsi bir lezzet sahip. Daha çok yemekleri süslemek için kullanılıyor. Fagara, bir başka biberimsi lezzet. Gerçek karabiberle yakından uzaktan akrabalığı yok. Çin’de yetişen dikenli dişbudak ağacın meyvesi. Baharatlı, acımtrak ve hafif yakıcı bbir lezzete sahip. Toz halinde pişmiş yemeklerin üstüne serpiliyor. Sahsho’ya ise bazen Japon biberi de deniyor. Fagara gibi gerçek bir biber değil. Piyasada toz halinde bulunuyor.
Pembe Biber: Güney Amerika orijinli Schinus terebinthifolius ağacında yetişen ve meyveleri olgunlaşmadan toplanan "pembe biber" taneleri, sık sık baharat olarak kullanılıyor. Reçinemsi bir lezzet sahip. Daha çok yemekleri süslemek için kullanılıyor. Fagara, bir başka biberimsi lezzet. Gerçek karabiberle yakından uzaktan akrabalığı yok. Çin’de yetişen dikenli dişbudak ağacın meyvesi. Baharatlı, acımtrak ve hafif yakıcı bbir lezzete sahip. Toz halinde pişmiş yemeklerin üstüne serpiliyor. Sahsho’ya ise bazen Japon biberi de deniyor. Fagara gibi gerçek bir biber değil. Piyasada toz halinde bulunuyor. |